Nazar Duası

Nazar değmesi bir başka değişle göz değmesi, kişinin istemli veya istemsiz olarak negatif enerji vererek karşı tarafa zarar vermesidir. Nazarın en belirgin sebepleri, beğeni, imrenmek ve kıskançlıktır. Yani kişi kötü duygular beslemese de nazar değdirip, zarar verebilir. Bütün canlı varlıklara, insanlara, hayvanlara, bitkilere ve hatta cansız varlıklara da nazar etki edebilir. Genel bir inanışa göre, özellikle kadın ve çocukların nazara daha açık olduğu söylenmektedir. Hal böyleyken nazar duası diye bilinen dualar oldukça önemli bir yer tutar.

Nazar duası hem nazar değmemesi için, hem de her hangi bir şekilde nazar etkisine maruz kalmış kişiler için kullanılır. Hadislerde de, nazarın hak olduğuna ve o denli etkileriyle birlikte, insanı mezara, deveyi de kazana sokacağına dair açıklamalar da bulunulmuştur. Peygamber efendimizin, kaderi değiştirecek bir şey olsa idi, bu nazar olurdu, demesi de, nazarın etkileri hakkında son derece önemli bir açıklamadır. Bu etkilerden korunmak için yapılabilecek en bilinen yöntem nazar duası okumaktır.

Nazar öyle güçlü bir etkiye sahiptir ki, kişinin kendi kendine bile nazarı değebilir. Peki hal böyleyken, nazardan korunmak için hangi nazar duası okunmalıdır? Nazar duası ile ilgili olarak bir hadiste, sabah ve akşam olmak üzere besmeleyle birlikte 3 kere Bismillâhillezî lâ yedurru maasmihi şeyün fil ardı ve lâ fissemâi ve hüvessemîulalîm okunduğu takdirde nazara ve büyüye karşı koruma sağlanacağı, belirtilmiştir. Ayrıca nazar duası olarak, Fatiha Suresi, Bakara Suresinin 255. ayeti olan Ayetel Kürsi, Kalem Suresinin son iki ayeti, Felak ve Nas Sürelerini de okumak tavsiye edilmiştir.

Başka bir hadiste de nazar duası olarak, Eûzü bikelimâtillâhittâmmeti min şerri külli şeytânin ve hâmmetin ve min şerri külli aynin lâmmetin sabah ve akşam olmak üzere 3 kere okuyup, hem kendine hem de hasta olan kişiye üfledi takdirde nazar, şeytan, cin ve zararlı hayvanlardan korunulacağı buyrulmuştur. Peygamber efendimiz (s.a.s) özellikle nazarı değen kişi için ve hatta herkes için beğenilen bir şey görüldüğünde "MâşâAllah" denmesini, söyleyeceklerini de ondan sonra söylemesi gerektiğini ve bu şekilde nazar değmeyeceğini buyurmuştur. Yine bir hadiste de, hoşuna giden bir şey görüldüğünde MâşâAllah, Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh denildiği takdirde beğenilen şeye nazarın değmeyeceği bildirilmiştir. Tüm bu bilgilerle birlikte, nazara maruz kalmamak için ve nazar etkisi oluşturmamak için, nazar duası okumak son derece önemlidir.

Nazar İnancı

Nazar İnancı
Tarih boyunca nazar inancı bir çok medeniyette önemli bir yere sahip olmuştur. Özellikle Müslümanlıkta, Yahudilikte, Budizm de, Hinduizm de, Antik Roma ve Helen medeniyetlerinde de nazar inancı vardır. Bu bir çok medeniyetin de kendine göre nazar duası veya başka korunma amaçlı kullandıkları uygulamalar bulunmaktadır. Eski çağlardan beri özellikle, yabancı kişilerin, vücudunda bir dengesizlik olanların, çocuğu olmayan kadınların ve uzun süre yaşamış olan kadınların nazar değdirme olasılıklarının daha çok olduğuna inanılmıştır.

Bazı toplumlarca da, nazarın her hangi bir aracı tarafından değil de, kendi kendine oluştuğu düşünülmektedir. Günümüze baktığımızda da nazarın daha fazla kıskançlık sonucuyla oluştuğuna kanat getirilmektedir. Bununla beraber, bir beğeni yapılacağı zaman öncesinde, özellikle İslamiyet'te MaşaAllah, bazı Avrupa ülkelerinde de, Tanrı izin verirse veyahut Tanrı kutsasın kelimelerini kullanmak adet olmuştur. Göz değmesinden koruyacağına inanılan usullerde, toplumlarda değişiklik göstermektedir. Bilinen en yaygın usullerden birisi de hiç şüphesiz nazar boncuğu takmaktır. Ayrıca çeşitli simgesel takılar ve muska gibi üzerinde dua yazan kağıt veya deri parçaları taşınmaktır. Hindistan'ın bazı bölgelerinde de, evli kişiler nazardan korunmak maksadıyla birbirlerinin elbiselerini giymektedirler.

Bazı farklı kültüre sahip toplumlarda da, nazarın özellikle yemek yerken daha çok değdiğine inanarak, yemeklerini yalnız olarak veyahut ta en yakınlarıyla birlikte yedikleri bilinmektedir. Çok eski tarihlerden beri, ruh, peri, cin denilen varlıkların alemleriyle iletişim kurduğu düşünülen insanların veya büyücü diye de tabir edilen kötü ruha sahip insanların, bakışlarında büyük çapta zararlara sebep olacak güçler olduğuna inanılmaktadır.

Nazar Duası ve Kader İlişkisi

Nazar Duası ve Kader İlişkisi
Nazar duası, kaderi değiştirebilir mi? Elbette ki kaderi değiştirecek hiç bir güç yoktur. Nazar duası, Allah'ın izniyle kişiyi nazardan korumak amacıyla okunur. Peki kaderimizde bize nazar değeceği belirlenmişse, bu duaları okumamızın ne anlamı var? Bir çok insanın böyle bir soru, mutlaka aklına gelmiştir. Evet, duanın kaderi değiştirecek bir kuvveti olmadığına göre neden bu duaları okumamız gereksin? Kimse ilerde başına ne gelecek? Neler yaşayacak? Bunların hiç birisini şüphesiz bilemez. Bu yüzdendir ki, insana düşen önlem almaktır. Yani siz nazar duası okuduğunuz için size nazar tesir etmeyebilir veya edebilir de, bunu kimse bilemez. Bu yaptığınız çalışmaların kadere etkisi olur veya olmaz. Burada dikkat edilecek şey şudur. Kişinin bu duaları okuyup, bu etkilerden korunması veya okumaması, okuduğu halde nazara maruz kalması, zaten kaderidir.

Nazar Duası ve Nazara İnanmak

Nazar Duası ve Nazara İnanmak
Günümüz şartlarında nazar, bilimsel verilerle açıklanamadığı için bazı kesimler tarafından, böyle bir şeyin varlığına inanmak, tamamen, yanlış bir inanış olarak değerlendirilmektedir. Durum böyleyken elbette ki nazar duası da bu kesimler tarafından gerekliliğini yitirmiştir. Oysa ki, bu düşünce tarzı günümüz bilimiyle de çakışmaktadır. Düne kadar algılanamayan bir çok şey bugün bilimsel olarak açıklanmaktadır.

Zaten inançlı insanlar için, nazarı reddetmek gibi bir düşünce söz konusu değildir. Bir çok hadiste nazarın mahiyeti hakkında açıkça bilgiler verilmektedir. Keza nazar duası içinde. Nazara inanmak veya inanmamak diye bir şey yoktur. İnanılsa da inanılmasa da nazar tesiri oluşur. Yani kişi ben nazara inanmıyorum dediği zaman nazarın zararlarından kendini korumuş olmaz. Elbette ki, bir kimsenin de, ben nazara inanıyorum ve sürekli tehdit altındayım düşüncesiyle de, kafasını sürekli bununla meşgul etmesi de yanlıştır. Yapılacak şey gayet açıktır. O da, Peygamber efendimizin tavsiyelerine uymaktır. Peygamberimiz nazarın etkilerine binaen, bu etkinin ortadan kaldırılması adına nazar duası olarak öğrettiği duaları okumakla, hem böyle bir etkinin oluşmasını önlemiş oluruz. Hem de, bu etkiye maruz kalmışsak, tedavi amaçlı da kullanabiliriz. Önemli olan, bu tavsiyelere kulak asmayarak, kendimizi açık hedef haline getirmemektir. Nazara karşı önceden kendini nazar duası ile korumaya almak, nazara maruz kalmış bir kişinin tedavisinden, çok daha kolay bir işlemdir.

Nazar Değmesi

Nazar Değmesi
Yaratılış itibarıyla bazı insanlar, özel bazı hassalara sahip olabilir. Bu kimseler beyinde oluşturduğu bazı frekansları, yoğun bir konsantrasyon haliyle veya farkına varmadan bir şekilde gözlerinden nüfuz ettirmek suretiyle, baktığı kişiye gönderirler. Bazı alimlere göre de, bu ışınların kişinin parmak uçlarından da yayıldığı düşünülmektedir. Nazar (göz değmesi) tam olarak çözülebilmiş bir kavram değildir. Bunda ki en büyük etkenlerden birisi de, hiç şüphesiz bu konuya inanmayanların sayısının bir hayli fazla olmasıdır. Dinimizde bu konu hiçte hafife alınmamıştır. Peygamber efendimiz ve bazı İslam alimleri, nazar konusun da, uyarı niteliğinde açıklamalarda bulunmuşlardır. Bu açıklamalardan bir kısmı böyle bir durumun varlığından ve tesirinden, bir kısmı da korunmaya dair nazar duası diye bilinen dualardan bahsetmektedir.

Yapılan araştırmalara göre, kadınların erkeklerden daha fazla bu tesiri oluşturabildiği düşünülmektedir. Ayrıca kadınların kadınlara daha çok nazar değdirdiğine inanılmaktadır. Aynı zamanda da erkeklerde daha çok hemcinslerine nazar ederler diye bilinir. Tabi bunun en belirgin sebeplerinden birisi, kıskançlıkların genelde hemcinsler arasında olduğundandır. Bilindiği üzere genelde bir kadın bir erkeği kıskanmaz veya tam tersi bir durumun yaşanması da oldukça düşük bir ihtimaldir.

Şifa Duası

Şifa Duası
Maddi manevi her anlamda bir çok hastalığa, fiziksel rahatsızlıklar psikolojik bozukluklar gibi türlü problemler için kullanılan çok sayıda şifa duası vardır. Peygamber efendimizin (s.a.s) öğrettiği şifa duası, Kuranı Kerim de bulunan şifa ayetleri ve büyük zatların bildirdikleri dualar insanların var olan sıkıntılarından kurtulmasına vesile olmaktadır.

Nazar duası diye bildiğimiz dualarda esas itibariyle şifa dualarıdır. Bu dualar orijinaline binaen Arapça okunabildiği gibi Türkçe de okunulmaktadır.

Şunu unutmamak gerekir ki bütün bu dualar, nazar duaları olsun şifa duaları olsun hepside Allah tan istemek için birer vesiledir. Her şeyi veren "O" olduğu gibi, şifayı da veren yalnızca Allah tır. Yapılan bütün duaların bu bilinç üzerine yapılması yerinde olacaktır.

1